OTEL BİLGİSİ:
OTEL KATEGORİSİ | 3 ve 4 YILDIZLI OTELLER |
Madrid | Merkeze 10 – 20 km. mesafedeki oteller |
Porto | Merkeze 10 – 20 km. mesafedeki oteller |
Lizbon | Merkeze 10 – 20 km. mesafedeki oteller |
Sevilla | Merkeze 10 – 20 km. mesafedeki oteller |
ÖNEMLİ BİLGİLER:
UÇUŞ BİLGİSİ:
| PARKUR | KALKIŞ | VARIŞ | UÇUŞ KODU | YÖN |
| SABİHA GÖKÇEN SAW – MADRİD (MAD) | 09:15 | 11:50 | PC 1099 | GİDİŞ |
| PARKUR | KALKIŞ | VARIŞ | UÇUŞ KODU | YÖN |
| SEVİLLA (SVQ) – SABİHA GÖKÇEN SAW | 14:25 | 20:45 | PC 1110 | DÖNÜŞ |
1. GÜN - İSTANBUL – MADRİD
Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali’nde, Pegasus Hava Yolları kontuarı önünde, uçuş saatinden 3 saat önce buluşuyoruz. Bagaj ve pasaport işlemlerimizin ardından Pegasus Hava Yolları’nın tarifeli seferi ile İspanya’nın görkemli başkenti Madrid’e doğru yola çıkıyoruz. Madrid’e varışımızla birlikte, İspanya tarihinin gücünü ve ihtişamını yansıtan panoramik şehir turumuz başlıyor. İlk durağımız, yüzyıllar boyunca şehrin kalbi olmuş Plaza Mayor. 136 binası ve avlulara açılan 437 balkonu ile bu meydan, yalnızca mimarisiyle değil; boğa güreşlerinden kraliyet törenlerine, Engizisyon döneminin karanlık tanıklıklarına uzanan geçmişiyle de Madrid’in hafızasını taşıyor. Ardından, şehrin nabzının attığı Puerta del Sol’dan geçiyor; Madrid’in zarafetini yansıtan Plaza de Oriente’de Kraliyet Sarayı’nı panoramik olarak görüyoruz. İspanyol krallarının şehre seslendiği bu alan, Madrid’in asaletini tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor. Şehrin zenginliğini ve gücünü simgeleyen Alcala Kapısı, zarif cepheleriyle ünlü Gran Via, Madrid’in modern yüzünü yansıtan Plaza Colón, ihtişamlı Cibeles Meydanı ve Çeşmesi ile İspanyol edebiyatının simgesi Cervantes Anıtı, turumuz boyunca göreceğimiz başlıca duraklar arasında yer alıyor. Şehir turumuzun ardından otelimize transfer oluyor, odalarımıza yerleşiyoruz.
Madrid gecesi ışıklarını yakarken, bu büyük yolculuğun ilk gününü otelimizde tamamlıyoruz.
2. GÜN - MADRİD
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Madrid’de güne kendi ritmimizle başlamak üzere serbest zaman dilimi ayırıyoruz. Arzu eden misafirlerimiz ise ekstra olarak düzenlenen Segovia & Ávila & Outlet Turu (kişi başı 80 €) ile İspanya’nın tarih sahnesine doğru yola çıkıyor. İlk durağımız, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Orta Çağ ruhunu hâlâ tüm canlılığıyla koruyan Ávila. 11. yüzyıldan günümüze ulaşan görkemli sur kapılarından geçerek eski şehre adım atıyoruz. Şehrin simgelerinden Ávila Katedrali’nin dış cephesi, San Vicente Bazilikası, Plaza Mayor ve mistik atmosferiyle Azize Teresa de Jesús’un Doğum Evi, ziyaret edeceğimiz başlıca noktalar arasında yer alıyor. Taş duvarların arasında yürürken, İspanya’nın en güçlü dini ve askeri merkezlerinden birinde olduğumuzu her adımda hissediyoruz. Ávila ziyaretimizin ardından rotamızı, Roma İmparatorluğu’nun mühendislik dehasını gözler önüne seren Segovia’ya çeviriyoruz. Şehre yaklaşırken tüm ihtişamıyla karşımıza çıkan Roma Su Kemeri, Segovia’nın simgesi olarak bizi karşılıyor. Segovia Katedrali’nin dış cephesi, Plaza Mayor ve masalları andıran siluetiyle Disney’e ilham verdiği söylenen Segovia Alcázar Kalesi, panoramik olarak göreceğimiz duraklar arasında yer alıyor. Bu şehirde tarih, yalnızca anlatılmıyor; gözle görülüyor, hissediliyor. Tarihle dolu bu günün ardından, rotamızı bölgenin en büyük ve en seçkin outlet merkezi olarak bilinen Las Rozas Village’a çeviriyoruz. Dünyaca ünlü markaların mağazalarında alışveriş için verilen serbest zamanın ardından Madrid’e geri dönüyoruz. Günün sonunda Madrid’deki otelimize dönüyor, yoğun ama bir o kadar etkileyici geçen bu günün ardından dinlenmeye çekiliyoruz.
Geceyi Madrid’deki otelimizde tamamlıyoruz.
3. GÜN - MADRİD – PORTO
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Porto’ya doğru yola çıkıyoruz. Bu keyifli yolculuk öncesinde, arzu eden misafirlerimiz için rehberimizin güzergah üzeri ekstra olarak düzenlediği Salamanca Turu (kişi başı 30 €) programımıza eşlik ediyor. Tormes Nehri kıyısında konumlanan ve akademik mirasıyla İspanya’nın en özel şehirlerinden biri kabul edilen Salamanca’da gerçekleştireceğimiz gezide, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan görkemli Plaza Mayor ve zarif mimarisiyle dikkat çeken Monterrey Sarayı panoramik olarak görülecek başlıca noktalar arasında yer alıyor. Altın sarısı taşlarıyla gün ışığını yansıtan bu şehir, kısa ama etkileyici bir mola sunuyor. Salamanca ziyaretimizin ardından Porto yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Varışımızla birlikte, Portekiz’in ruhunu yansıtan panoramik Porto şehir turumuz başlıyor. Douro Nehri’ne tepeden bakan Ribeira semtinin tarihi dokusu, Bolsa Sarayı, Porto Katedrali (Sé do Porto), House of the Prince, São Francisco Kilisesi, çinileriyle ünlü São Bento Tren İstasyonu ve şehrin simgesi Dom Luís I Köprüsü, turumuz boyunca göreceğimiz önemli duraklar arasında yer alıyor. Douro Nehri boyunca uzanan manzara, Porto’nun melankolik ama bir o kadar da etkileyici karakterini gözler önüne seriyor. Şehir turumuzun ardından otelimize transfer oluyor, odalarımıza yerleşiyoruz.
Porto’nun nehir kokulu akşamına karşı, günün yorgunluğunu otelimizde geride bırakıyoruz
4. GÜN - PORTO – LİZBON
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Lizbon’a doğru yola çıkıyoruz. Bu yolculuk esnasında, arzu eden misafirlerimiz için rehberimizin güzergah üzeri ekstra olarak düzenlediği Fátima & Nazaré & Óbidos Turu (kişi başı 50 €) programımıza eşlik edebiliyor. İlk durağımız, Hristiyan dünyasının en önemli hac merkezlerinden biri olarak kabul edilen Fátima. 1917 yılında Meryem Ana’nın üç küçük çobana göründüğüne ve üç sırrını paylaştığına inanılan bu kutsal alan, sessizliği ve manevi atmosferiyle ziyaretçilerini derin bir yolculuğa davet ediyor. Burada geçirilen zaman, Portekiz’in yalnızca tarihini değil, inanç dünyasını da yakından hissettiriyor. Fátima’nın ardından rotamızı Atlantik Okyanusu kıyılarına çeviriyor ve dev dalgalarıyla ün kazanmış balıkçı kasabası Nazaré’ye ulaşıyoruz. Keşifler Çağı’nın simge ismi Vasco da Gama’nın, uzun deniz yolculuklarına çıkmadan önce dua ettiği söylenen Nazaré falezleri, okyanusla insan arasındaki o büyüleyici karşılaşmayı tüm ihtişamıyla gözler önüne seriyor. Bir sonraki durağımız ise, 12. yüzyıldan kalma surları hâlâ ayakta olan, Orta Çağ dokusunu günümüze taşımayı başarmış Óbidos. Taş sokakları, beyaz badanalı evleri ve zamanın yavaş aktığı atmosferiyle bu küçük kentte yapacağımız yürüyüş, günün masalsı anlarını oluşturuyor. Óbidos ziyaretimizin ardından Lizbon’a doğru yolumuza devam ediyoruz. Varışımızla birlikte, Portekiz’in başkentini tüm yönleriyle tanıyacağımız panoramik Lizbon şehir turumuz başlıyor. VII. Eduardo Parkı, şehrin kalbi sayılan Rossio Caddesi, Liberdade Meydanı, Tejo Nehri, São Jorge Kalesi, dar sokaklarıyla ünlü Alfama Semti, Alcântara Semti, keşiflere uğurlamaların yapıldığı Belém Kulesi, Keşifler Anıtı ve Jeronimos Manastırı, turumuz boyunca göreceğimiz başlıca noktalar arasında yer alıyor. Şehir turumuzun ardından otelimize transfer oluyor, odalarımıza yerleşiyoruz.
Lizbon’un nostaljik akşamına karşı, günün tüm sahnelerini geride bırakıyoruz.
5. GÜN - LİZBON
Sabah kahvaltısının ardından günün ritmini dilediğiniz gibi belirleyebilmeniz için serbest zaman veriyoruz. Arzu eden misafirlerimiz, ekstra olarak düzenlenecek Sintra & Cascais & Estoril & Cabo de Roca Turu (kişi başı 75€)’na katılabilirler. Turumuzda, Portekiz monarşisinin en önemli yazlık ikametgâhlarından biri olan Sintra Kraliyet Sarayı’nı panoramik olarak görüyor; masalsı atmosferiyle ünlü Sintra kasabasının ardından, eski balıkçı mahalleleri ve zarif yazlık evleriyle öne çıkan Cascais ve Estoril sahillerinde keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. Günün finalinde ise Avrupa Kıtası’nın en batı noktası olan Cabo de Roca’da, okyanusa karşı unutulmaz manzaralar bizleri bekliyor. Tur bitiminde otele dönüş ve kısa bir dinlenme molası… Akşam saatlerinde arzu eden misafirlerimiz, rehberimizin ekstra olarak düzenleyeceği Fado Gecesi (kişi başı 60€) ile Portekiz ruhunu müzikle hissetme ayrıcalığını yaşayabilirler. Günün sonunda Lizbon’un geceye karışan ezgileri eşliğinde dinlenmek üzere otelimize çekiliyoruz.
6. GÜN - LİZBON – SEVİLLA
Güne kahvaltının ardından Endülüs’ün kalbi Sevilla’ya doğru keyifli bir yolculukla başlıyoruz. Varışımızla birlikte, Guadalquivir Nehri’nin kıyısında asaletle yükselen bu büyülü şehirde panoramik keşfimize başlıyoruz. İspanyol ruhunun en görkemli yansımalarından İspanya Meydanı, Carmen operasına ilham veren tarihi Tütün Fabrikası, şehrin simgesi Altın Kule ve dar sokaklarıyla geçmişi fısıldayan Yahudi Mahallesi turumuzun öne çıkan durakları arasında yer alıyor. Sevilla’nın ihtişamını taçlandıran Sevilla Katedrali önünde vereceğimiz serbest zamanda, bu eşsiz atmosferi kendi ritminizde hissetme fırsatı buluyoruz. Akşam saatlerinde ise Sevilla gecelerine renk katmak isteyen misafirlerimiz için, Endülüs kültürünün en tutkulu ifadesi olan ekstra Flamenko Gecesi (kişi başı 55€) düzenleniyor. Ateşli ritimler, güçlü adımlar ve duyguların sahneye taştığı bu özel gecede, Sevilla’yı sadece görmekle kalmayacak; hissedeceksiniz
7. GÜN - SEVİLLA
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, günü dilediğiniz gibi değerlendirebileceğiniz serbest zaman sunuluyor. Endülüs’ün en etkileyici duraklarını tek bir günde keşfetmek isteyen misafirlerimiz için rehberimiz tarafından ekstra olarak düzenlenen Granada & Elhamra Sarayı & Ronda Turu (kişi başı 100€) unutulmaz bir alternatif olarak öne çıkıyor. Turumuzun ilk durağı, Sierra Nevada eteklerinde kurulmuş, dar sokakları ve canlı meydanlarıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan Granada. Şehir turumuz sırasında, şehrin kalbi sayılan Bib-Rambla Meydanı, Kristof Kolomb’un anısını yaşatan Kristof Kolomb Anıtı, görkemli cephesiyle Belediye Sarayı ve Rönesans mimarisinin zarif örneklerinden Granada Katedrali (dışarıdan) görülecek yerler arasında yer alıyor. Granada ziyaretimizin ardından, İslam mimarisinin ulaştığı en yüksek noktalardan biri kabul edilen Elhamra Sarayı’na doğru hareket ediyoruz. Günlük sınırlı sayıda ziyaretçi kabul eden bu eşsiz yapı; kırmızı tonlardaki tuğla duvarları, işlemeli kemerleri ve avlularındaki su kanallarıyla adeta zamanın durduğu bir atmosfer sunuyor. Yüzyıllar boyunca Endülüs’e tanıklık etmiş bu mimari şaheseri gezerken, sarayın her köşesinde tarihin ve estetiğin iç içe geçtiğini hissedeceksiniz.
*Elhamra Sarayı ziyareti, saray müsaitliğine bağlı olarak gerçekleştirilmektedir.
Elhamra Sarayı ziyaretimizin ardından Sevilla’ya dönüş yolculuğumuza başlıyor, yol üzerindeki son durağımız Ronda’da kısa ama etkileyici bir keşfe çıkıyoruz. Derin bir kanyonun iki yakasına kurulmuş olan Ronda; beyaz evleri, dramatik manzaraları ve bozulmamış tarihi dokusuyla İspanya’nın en etkileyici kasabalarından biri olarak kabul ediliyor. Burada, şehri ikiye bölen vadinin üzerinde yükselen Tarihi Roma Köprüsü, boğa güreşlerinin doğduğu yer olarak bilinen İspanya’nın en eski arenası ve müzesi görülecek başlıca noktalar arasında yer alıyor. Günün sonunda otelimize transfer oluyor, Endülüs’ün izlerini taşıyan bu özel günün ardından dinlenmeye çekiliyoruz.
8. GÜN - SEVİLLA – İSTANBUL
Endülüs’ün güneşi usulca ardımızda kalırken, bu masalsı yolculuğun sonuna kalpten bir veda busesi konduruyoruz. Sabah kahvaltımızın ardından, uçak saatine bağlı olarak Sevilla Havalimanı’na doğru yola çıkıyoruz. Bagaj ve check-in işlemlerimizi tamamladıktan sonra, Pegasus Hava Yolları’nın tarifeli seferi ile İstanbul’a doğru havalanıyoruz.
İstanbul’a varışımızla birlikte; valizlerimizde hediyeler, zihnimizde görüntüler, ruhumuzda Endülüs’ün sıcak ritmiyle bu özel yolculuğu geride bırakıyor, bir sonraki hayalde yeniden buluşmak üzere turumuzu tamamlıyoruz.