OTEL BİLGİSİ
OTEL KATEGORİSİ | 3 VE 4 YILDIZLI OTELLER |
Marsilya | Merkeze 10 – 15 km |
Nice | Vence veya Cannes bölgesi |
Milano | Merkeze 10 – 20 km. mesafedeki oteller |
Barcelona | Merkeze 10 – 20 km. mesafedeki oteller |
ÖNEMLİ BİLGİLER
UÇUŞ BİLGİLERİ
| PARKUR | KALKIŞ | VARIŞ | UÇUŞ KODU | YÖN |
| İSTANBUL SAW – MİLANO BGY | 10:35 | 11:35 | PC 1211 | GİDİŞ |
| PARKUR | KALKIŞ | VARIŞ | UÇUŞ KODU | YÖN |
| BARCELONA BCN – İSTANBUL SAW | 12:55 | 18:00 | PC 1092 | DÖNÜŞ |
1. GÜN - İSTANBUL – VENEDIK – MİLANO
Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde Pegasus Hava Yolları kontuarı önünde buluşuyor, check-in ve pasaport işlemlerinin ardından Akdeniz’in büyülü atmosferine doğru yola çıkıyoruz. Pegasus’un tarifeli seferiyle Venedik’e uçuşumuzun ardından, bizi Milano’nun zarif sokakları bekliyor. Varışımızla birlikte Avrupa’nın moda başkentinde panoramik şehir turumuza başlıyoruz. İlk durağımız, ihtişamlı surları ve zarif kuleleriyle Castello Sforzesco – Milano’nun tarihine yön veren efsanevi kale. Ardından, endüstri devriminin ruhunu taşıyan, Avrupa’nın ilk kapalı alışveriş galerisi olarak tarihe geçen Galleria Vittorio Emanuele II’deyiz. Geniş kemerleri, cam kubbeleri ve zarif mozaikleriyle adeta bir sanat eseri olan bu galeri, Gustave Eiffel’e Paris’teki ünlü kulesi için ilham vermiştir. Gotik mimarinin şaheseri Duomo di Milano’yu gördüğümüzde, 2000’i aşkın heykelcikle süslenmiş büyüleyici cephesi karşısında nefesimiz kesiliyor. Serbest zamanınızda şehrin kalbinde, modanın nabzının attığı Via Monte Napoleone ve Via della Spiga caddelerinde vitrinlerin ışıltısına karışabilirsiniz. Günün sonunda otele transfer ve dinlenme. Milano’nun zarafet dolu gecesi size iyi gelsin.
2. GÜN - MİLANO
Sabah kahvaltısının ardından, Milano sizi kendi temposunda keşfe davet ediyor. Dileyen misafirlerimiz, ekstra olarak düzenlenecek Como Gölü & Outlet & Lugano (İsviçre) Turuna (kişi başı 75 €) katılabilirler. Turumuz, Alpler’in zarif eteklerinde, doğanın tüm tonlarını sergileyen Como Gölü ile başlıyor. Mavinin, yeşilin ve dağ siluetlerinin iç içe geçtiği bu tabloyu andıran manzaralar eşliğinde göl çevresini keşfediyoruz. Ardından, dünyaca ünlü markaların vitrinleriyle dolu Outlet Center’da alışveriş keyfi sizleri bekliyor. Sonrasında rotamız, İsviçre’nin incisi Lugano… Göl kıyısında dizilmiş cafeleri, zarif sokakları ve huzur veren atmosferiyle adeta kartpostaldan çıkmış bir kasaba. Fotoğraf makineleri bu güzelliğe doymayacak. Alpler’in göl manzaralı rapsodisine veda ettikten sonra Milano’ya dönüyoruz. Şehrin gece ışıkları altında geçen bu akşam, “Akdeniz Rapsodisi”nin melodisine yeni bir not ekliyor.
3. GÜN - MİLANO - NİCE
Sabah kahvaltısının ardından Fransa’nın güneyine, Akdeniz’in mavi düşlerine uzanıyoruz. Dileyen misafirlerimiz, güzergah üzeri ekstra olarak düzenlenecek San Remo Turuna (kişi başı 30€ ) katılabilirler. Romalılar tarafından kurulmuş, İtalyan Rivierası’nın en gözde kıyı şehirlerinden San Remo, pastel renkli binaları, zarif sahil yürüyüş yolları ve canlı atmosferiyle büyüler. Ardından, sahil boyunca uzanan manzaralar eşliğinde Nice’e varıyoruz. Panoramik şehir turumuzda, kentin kalbi sayılan La Promenade des Anglais, renkli tekneleriyle Nice Limanı, dar sokakları ve Provence ruhunu yansıtan Eski Nice, zarif Massena Meydanı, rengârenk Çiçek Pazarı, görkemli Adliye Sarayı ve alışverişin merkezi Jean Médecin Bulvarı bizleri bekliyor. Akşam saatlerinde arzu eden misafirlerimizle ekstra düzenlenecek Monaco & Monte Carlo Turuna (kişi başı 85€ ) katılıyoruz. Vatikan’dan sonra dünyanın ikinci en küçük devleti olan Monako Prensliği’ni, ardından ihtişamlı casinoları, lüks yatları ve gece ışıltısıyla ünlü Monte Carlo’yu keşfediyoruz. Akdeniz’in bu en zarif köşesinde geçirilen keyifli saatlerin ardından, dönüş yolunda manzaralar eşliğinde Nice’e geri dönüyoruz. Gecenin sonunda Nice’in büyüleyici atmosferi, Akdeniz Rapsodisi’nin yeni perdesini aralıyor.
4. GÜN - NİCE – MARSİLYA
Sabah kahvaltısının ardından Nice’ten ayrılıyor, Fransa’nın güney sahillerinde Akdeniz mavisini takip ederek Marsilya’ya doğru yola çıkıyoruz. Dileyen misafirlerimiz, ekstra olarak düzenlenecek Grasse & Saint-Tropez Turuna ( kişi başı 50€ ) katılabilirler. İlk durağımız, Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinin kokularla anılan incisi Grasse. Dünyanın parfüm başkenti olarak bilinen bu şehirde, dar taş sokakların arasına yayılan çiçek notaları adeta büyüleyici bir atmosfer yaratır. Tarihi merkezde verilecek kısa keşif molasının ardından rotamız, Akdeniz sahilinin efsanevi ismi Saint-Tropez. 1950’lerde Brigitte Bardot’un “Ve Tanrı Kadını Yarattı” filmiyle tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken bu kasaba, bugün hâlâ Fransız Rivierası’nın en göz alıcı noktalarından biridir. Limandaki lüks yatlar, pastel renkli evler ve şık kafeler arasında kısa bir gezintiyle Saint-Tropez’in enerjisini hissediyor, verilen serbest zamanın keyfini çıkartıyoruz. Ardından Marsilya’ya varıyor ve panoramik şehir turumuza başlıyoruz. 19. yüzyıldan kalma görkemli Notre-Dame de la Garde Bazilikası, şehrin kalbi Eski Liman (Vieux-Port) ve tarihi Marsilya Katedrali, turumuzun öne çıkan durakları arasında. Akdeniz’in bu karakter dolu liman kentinde gün batımı ayrı bir renge bürünür. Şehrin bu etkileyici atmosferinde geçen dolu dolu günün ardından otelimize geçiyoruz. Marsilya gecesi, Akdeniz Rapsodisi’nin güçlü bir final notasını fısıldıyor.
5. GÜN - MARSİLYA
Güne otelde alacağımız kahvaltı ile başlıyoruz. Dileyen misafirlerimiz, ekstra olarak düzenlenecek Aix-en-Provence & Avignon & Arles Turuna (kişi başı 75€ ) katılabilirler. İlk durağımız, zarafetiyle “Güney’in Paris’i” olarak anılan Aix-en-Provence. Şehrin merkezinde yer alan Yunus Çeşmesi, Rahipler Çeşmesi, Albertas ve Cardeurs Meydanları, şehre hayat veren simgeler arasında. Geniş bulvarları, asırlık ağaçları ve kafe kültürüyle ünlü Cours Mirabeau boyunca yürürken, Provence’ın o dingin, zarif ruhu hissedilir. Şehrin görkemli yapısı Saint Sauveur Katedrali, tarih ve sanatın iç içe geçtiği bu durakta göz kamaştırır. Sonraki durağımız, Orta Çağ atmosferini hâlâ soluyabileceğiniz Avignon. 14. yüzyılda Papalık merkezine ev sahipliği yapmış bu büyüleyici şehirde, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Papalık Sarayı (Palais des Papes), ünlü Pont Saint-Bénézet (Pont d’Avignon) Köprüsü ve tarihî şehir surları göreceğimiz yerler arasında. Avignon’un taş sokaklarında dolaşırken, tiyatro festivalinin enerjisiyle dolu bir kentin sanata duyduğu tutkuyu hissedersiniz. Turumuzun son durağı, Vincent van Gogh’un fırçasından efsaneleşen şehir Arles. Ressamın “Yıldızlı Gece”yi resmettiği sokaklarda, onun izlerini sürüyoruz. “Langlois Köprüsü” ve “Şemsiyeli Kadın” tablolarına esin veren manzaralar hâlâ aynı büyüyü taşır. Roma dönemine ait 25 bin kişilik amfitiyatro, Arles’in antik geçmişine ışık tutar.
6. GÜN - MARSİLYA – BARSELONA
Güne otelde alacağımız kahvaltı ile başlıyoruz. Bugün Fransa’dan ayrılarak İspanya’nın Akdeniz kıyılarındaki renkli başkenti Barselona’ya doğru yola çıkıyoruz. Dileyen misafirlerimiz, güzergah üzerinde ekstra olarak düzenlenecek Carcassonne Turuna (kişi başı 40€ ) katılabilirler. Tarihi M.Ö. 6. yüzyıla kadar uzanan bu etkileyici şehir, sizi taş surlarının arasında zamanda bir yolculuğa çıkarır. Orta Çağ atmosferini büyüleyici biçimde koruyan Carcassonne, kuleleri, hendekleri ve labirenti andıran dar sokaklarıyla masalsı bir görüntü sunar. 1997 yılında titiz bir restorasyonla yeniden hayat bulan bu kale şehir, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki yerini gururla korumaktadır. Turun ardından Akdeniz’in sıcak tonları eşliğinde Barselona’ya doğru yolculuğumuz devam ediyor. Şehre varışta panoramik şehir turumuza başlıyoruz. Her köşesi sanatla nefes alan Barselona’da, “Bitmeyen Kilise” La Sagrada Familia, kentin simgesi olarak gökyüzüne uzanır. İspanya Meydanı, Katalunya Meydanı, Gaudí’nin sıra dışı eserleri Casa Batlló ve Casa Milà, kentin yaratıcı ruhunu gözler önüne serer. Şehrin kalbi La Rambla Caddesi boyunca uzanan canlı atmosfer ve Port Olimpic bölgesinin modern yüzü, Barselona’nın enerjisini doruğa taşır. Günün sonunda otele geçiyor, Akdeniz’in bu sanat dolu şehrinde yeni bir rapsodiye adım atıyoruz.
7. GÜN - BARSELONA
Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından, arzu eden misafirlerimizle ekstra olarak düzenlenecek Girona & Figueres Turuna (kişi başı 70€ ) katılıyoruz. İlk durağımız, Onyar Nehri’nin iki yakasında uzanan pastel renkli evleriyle suya yansıyan bir tabloyu andıran Girona. Floransa’yı hatırlatan bu büyüleyici şehir, taş sokakları, Arnavut kaldırımlı geçitleri ve Orta Çağ’dan kalma mimarisiyle adeta geçmişe açılan bir kapıdır. Panoramik turumuz sırasında şehrin simgesi haline gelen Aslan Heykeli bizi karşılar. Rivayete göre, heykelin kuyruğunu öpenler bir gün mutlaka Girona’ya geri dönermiş. Ardından kentin kalbinde yer alan Katedral Meydanına ulaşıyoruz. Görkemli merdivenleriyle yükselen Girona Katedrali, Gotik mimarisinin zarif bir örneğidir; dış cephesindeki taş işlemeler ve iç mekandaki sessizlik, ziyaretçilerini büyüler. Şehrin tarihine tanıklık etmiş Mezuzalı Evler, kapı kenarlarına yerleştirilmiş küçük Yahudi tılsımlarıyla dikkat çeker; bu evler, yüzyıllar boyunca burada yaşamış Yahudi topluluğunun izlerini taşır. Yahudi Mahallesi (El Call) ise dar sokakları, taş duvarları ve gölgelerle dolu geçitleriyle zamanın adımlarını hâlâ fısıldar. Sonrasında şehrin en hareketli noktası Rambla Caddesi’ne geçiyoruz. Ağaçlarla çevrili bu zarif bulvar, kafe masalarından yayılan kahve kokusu, yerel butiklerin renkli vitrinleri ve müzisyenlerin ritmiyle Girona’nın canlı ruhunu yansıtır. Serbest zamanın ardından Pirene Dağları’nın büyüleyici manzaraları eşliğinde Figueres’e doğru ilerliyoruz. Bu küçük kasaba, sıra dışı hayal gücüyle dünyayı büyüleyen sürrealist ressam Salvador Dalí’nin doğduğu ve ilham aldığı yerdir. Burada, sanatçının kendi elleriyle dekore ettiği Dalí Tiyatro-Müzesini ziyaret ediyoruz. Her bir odası, düş ile gerçeğin sınırlarını silen bir masal evrenine açılır. Dalí’nin ölümsüz aşkı Gala’ya adadığı tablolar, zihinleri zorlayan heykeller ve renk patlaması gibi düzenlenmiş vitrinler bu müzede sanatseverleri büyüler. Turun ardından Barselona’ya dönüyoruz. Akşam arzu eden misafirlerimiz, rehberimizin ekstra olarak düzenleyeceği Flamenko Gecesine (kişi başı 55€ ) katılarak İspanya’nın ateşli dans ritmini, gitarın tınısı ve alkışın temposuyla hissedebilirler. Barselona gecesi, duyguların ritmiyle dalgalanırken “Akdeniz Rapsodisi”nin notaları bir kez daha parlıyor.
8. GÜN - BARSELONA – İSTANBUL
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Akdeniz’in büyüleyici renklerini ardımızda bırakıyor ve Barselona Havalimanına hareket ediyoruz. Check-in ve pasaport işlemlerimizin tamamlanmasının ardından, Pegasus Hava Yolları tarifeli seferiyle İstanbul’a dönüş yolculuğumuz başlıyor. Gökyüzü, ardımızda bıraktığımız şehirlerin anılarını birer tablo gibi sergilerken, her bir durakta bir rapsodinin notası gibi yankılanan anılarla doluyuz artık: Milano’nun zarafeti, Nice’in ışıltısı, Marsilya’nın tuzlu rüzgârı, Barselona’nın tutkusu…
İstanbul’a varışımızla birlikte, “Akdeniz Rapsodisi” sona eriyor — ama kalbimizde çalan melodisi uzun süre susmayacak.